8 Eylül 2007 Cumartesi

KIYMALI PATLICAN

Yaptığım yemek çok basit ;
2 Patlıcanı al alacalı soy uzunlamasına doğra ve kızart. Yerine “patlıcanı kızart”, ardından; 3 Adet patatesi soy yine azıcık kalın ama uzunlamasına doğra ve kızart yerine ; “patatesi kızart”. Kıymayı ince doğranmış 2 adet soğan, 2 yeşil biber 2 yemek kaşığı yağla birlikte kavur. Ardından kabukları doğranmış 2 domatesi ve 1 kaşık salçayı ekle. Varsa birazda maydanoz ekle ama maydanozu en son ekle ölmesin, yerine “ kıymayı kavur” ve tüm malzemeyi tencereye ekle yarım çay bardağı su ile bir taşım kaynat sonrada afiyetle ye , yerine “kat karıştır malzemeyi ye” diye kısa cümlelerle bu basit yemeği anlatabilirdim…

Anlatmadım çünkü ben bu konuda özellikle uyarıldım tarifleri tam olarak yazar mısınız? lütfen diye. Dinnnnnkkk Bende jeton geçte olsa düştü.

Blogdaki herkes yemek yapmayı az veya çok biliyor. Hatta bazılar sadece fotoğraflara bile bakarak yemek tarifi çıkaracak kadar maharetli. Ama sanırım en önemli noktayı unutuyoruz. Ya da kendi adıma unutuyorum. Bloglarımızı sadece blogerlar gezmiyor dışarıdan beni ziyarete gelen arkadaşlar da var ve onlar tarif ve anlatım arıyorlar. Ben blogu kurmadan önce bir şey yapmak istediğimde başvuruyordum bloglara. Ne çabuk unuttum.

Amaç tam ve doğru anlatım olmalı

Bu arada ne pastacılık ne de aşçılık kursuna gitmedim (gitmeyi çok isterdim o ayrı konu) ismi değişik , malzemeleri hakkında hiçbir fikrim olmayan yemeklerde yapamadım…. (daha gıda boyası ile bir şeyler yapmayı dahi beceremiyorum ) ama yaptıklarımla , yapacaklarımla ve öğrenmeye tam gaz devam. Bir kişiye bile yardımcı olabiliyorsam ne mutlu bana

Hem belli olmaz belki bir gün aşçılık kurslarına bende giderim ismini bile söyleyemediğim yemeklerden yaparım. Pastacılık kursuna giderim gıda boyası ile gerçekten güzel şeyler yapabilirim…. Ha gayretttttttttttttttt

Bu arada yine çaktırmadan tarifi verdim yukarıda ilk paragrafta koyu yazı ile yazılmış kısımlar)))))) he he he

YAŞ PASTA

Tüm gün toplantılar, beklemeler, kurslar dersler derken kendime ödül vereyim bir pasta yapayım dedim…

Mutfağa girdim şöyle pembe olsun hani bugün mühim bir gün ya (peh mühimmiş sevgililer günüymüş).Allahtan hazır pastaban almıştım onları kullanıcam. Fındıklı Creamole yi hazırladım 2.5 su bardağı süt ile arasına şöyle güzelce sürdüm ve damla çikolata serpiştirdim, üstüne kremşantiyi hazırladım 1 su bardağı süt ile. Bir kısmını ayırdım kalanı sürdüm üstüne şöyleeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee güzelce.

Kalan şantiye pembe gıda boyası ekleyeceğim önce ellerim boya oldu, onu yıkamaya çalışırken lavabo boyandı. Orayı yıkayayım derken üstüm başım pembe . Tezgaha dökülmüş tezgah pembe orayı sileyim derken yerlere döküldü yerler pembe. Suratım sinirden kırmızı… Ya arkadaşlar ya hepiniz uğraştınız bu gıda boyaları ile insan oraya bir not düşmez mi ; beceriksiz ve çömezler gıda boyası tehlikeli ve bulaşıcıdır diye…

Ben bu tarifi vermiş olayım zaten farkındaysanız yazarken anlattım tarifide ))))))
Mutfağı temizleyeceğim 15 gün sürer temizlik görüşürüz inşallah. İlerleyen zamanlarda…

Bu arada daha önce gıda boyası ile uğraşıp bizi uyarmayan arkadaşlara en iyi duygularımı yolluyorum (?) he he he …

Sevgiyle geçsin ömrünüz hepinizi öpüyorum…

HAŞHAŞLI ÇÖREK

YAPILIŞI:
Mayalı hamur. (1 çay bardağı süt, 1 çay bardağı sıvı yağ, 1 yemek kaşığı şeker, 1 çay kaşığı tuz ve alabildiği kadar un yoğrulur) açılır içine sıvı yağla inceltilen dövülmüş haşhaşımız sürülür. Hamur rulo haline getirilir. 3 er cm lik dilimler halinde kesilip tepsiye sık dizilir. 200 derecelik fırında 50 dk pişirmek yeterli. AFİYET OLSUUUUUN

KÖFTELİ BÖREK


Çocukluğum istanbul’da geçti… Orada da evde soba vardı ama babam yakardı tabii sizde çocuktuk soba yakacak değildim ya?
Ardından orası burası derken, kendimi bildiğimden beri, kaloriferli evlerde oturduk. Hani sobalı evde bile otursak, bana ne sobadan babam yakar nasıl olsa…
Tayinin çalıştığım kasabaya çıktığında her gün Kayseri’ye gidip geliyordum yine yoktu böyle bir sorun
Amaaaaaaa yöneticilik de çok fazla sorumluluk gerektirmeye başlayınca, benim burada bir ev tutup kalmamı zorunlu kıldı. Ve beklenen sonuç ben soba yakmayı öğrendim. Şimdi soba yakma uzmanı gibi hissediyorum kendi mi. Ne güzeldir o sobanın üstünde tıkır tıkır kaynayan güğümle çay demlemek.
Dışarıda lapa lapa kar yağıyordu, şimdi tarifini verdiğim köfteli böreği yaptım, sobanın üstünde kaynayan su ile çayımı demledim, çağırdım komşularımı, oturduk sohbet muhabbet. Hem yedik böreklerimizi, hem içtik çayımızı. İnanın gerçekten çok güzeldi…
Köfteli böreği aslında yine her zaman tariflerine başvurduğum Emine BEDER’in bir kebap tarifinden esinlenerek yaptım. Asıl tarifte tek yufka ile yapılıyor ve mangalda pişiriliyor
Yaz gelsin bahçede mangalı yakıp onu da yapıcam. Buyurun köfteli börek;

MALZEMELER:
· 500 Gr Kıyma
· Yarım Paket Köfte Harcı
· 2 Kaşık Galeta Unu
· 3 Yufka
· 1 Bardak Süt
· Yarım Çay Bardağı Yağ
· 2 Adet Yumurta

YAPILIŞI:
Köfte malzemelerini karıştırıp köftemizi hazırlıyoruz. Ardından süt yağ ve yumurta karıştırılarak iç harcımız hazırlanır.
1. yufkayı serdim içine iç harcından sürdüm, aynı işlemi2. ve 3. yufka içinde yaptım. Yoğurduğum ve dinlenmeye bıraktığım köfteyi 3. yufkanın üstüne rulo halinde serdim .Yufkaları da üstüne katlayıp rulo haline getirdim. 2 şer cm’lik keserek tepsiye dizdim. 200 derece fırında 40-45 dk pişirip afiyetle yedim… AFİYET OLSUUUUUUUN…

MUÇARİ

Mesajlaşmak ne zaman girdi hayatımıza… Herhalde 12-13 yıl oldu.
Önceden ne yapıyorduk bir cep telefonları ve onun getirdiği mesaj trafiği girmeden hayatımıza nasıl yaşıyorduk.
En fazla Ev telefonları ile diyalog kurabiliyorduk. Ya da o güzelim ve yazmayı unuttuğumuz mektuplar…Mektup aldığı zaman heyecanlanmamış kimse yoktur herhalde aranızda… Arkadaşlar arası mektuplar, uzaktaki akrabalardan gelen mektuplar, annelerden gelen mektuplar hepsi ayrı heyecan hepsi ayrı güzellik.
Hatırlıyorum da mektup geldiği zaman o kadar mutlu olurdum ki o mektubu en az 4-5 kere okurdum.
O bayramlarda tüm sevdiklerimize yolladığımız kartpostallar. Herkesin yapısına göre bir kart seçer, heyecanla onları düzenler, sonradanda zarflarına yerleştirip koşarak postalamaya giderdim. Yolladıklarımdan da gelen o kartpostallar ne mutlu ederdi beni çıldırtırdı adeta…
Ya da uzaktaki yakınımızın arkadaşımızın yanından geleni gördüğümüzde “selam söyle” derdik o da bize getirirdi sevdiklerimizden selamlar.
Çok değişti her şey çokkkkk artık mektup ve kartpostal çıktı hayatımızdan onun yerine önce telefon mesajları girdi hayatımıza bayram günleri yüzlerce msj alır olduk 50 tanesi;
“bayramın kutlu
hayatın mutlu
sofran dolu
karnın gurultulu”
(hatırlayamadım attım) diye başlar diğer 50 si ise ;
Buraları yıkılıyo
nurdan yıkıyo
hergün peşime
şeytan takılıyor ,
tarzında devam eder,
Hiç birine cevap yazmıyorum çünkü nefret ediyorum bu tür msjlardan , Çoğu o gün başkasından aldığı msj daha doğru düzgün okumadan tanıdığı diğer insanlara yolluyor sen mehtaptan mesaj aldığına inanırken altında Mehmet diye bir imza buluyoruz. Bari zahmet edilip mesaj sonundaki isim silinse. Halbuki “tüm ailemiz tüm ailenize sevgilerini yolluyor” daha samimi bir mesaj bence.
Sonra Msn de hayatımıza çok derin bir şekilde girdi ve vazgeçilmez bir parçamız oldu. Artık yurt içi yurt dışı herkesle bağlantımız oluyor. Çok mu iyi oldu bilmiyorum. Kimseyi burnumuzun direği sızlayacak kadar özlemiyoruz artık.

Tüm bunlar olurken düşündüm sayfamı her gün 600-700 civarında gezen var ve hepsinin duygularını öğrenemiyorum. Halbuki bu benim için önemli;
Bu yüzden aklıma şimdilik gelen geçici çözüm olabilecek c-box eklemek geldi aklıma. Yorum yazmakla uğraşmak istemeyen ya da nasıl yapacağını bilemeyen sevgili sörfçüler sadece adınızı yazarak mesaj kutusuna bir şeyler karalayabilirisiniz… Yani umarım yaparsınız.
Muçari de benin telefon aracılığıyla öğrendiğim daha sonra evdeki Emine BEDER kitaplarını karıştırınca karşıma çıkan bir tuzlu kek türü…
Mesajlarla iletilen ve güzel bir Karadeniz yemeği olan muçari karşınızda ben bir değişiklik yaptım patates ekledim…

MALZEMELER:
· Yarım Kg Soğan, 2 Adet Patates
· Yarım Kg Yoğurt
· 2 Adet Yumurta
· 1/3 Margarin
· 100 Gr Sucuk
· 1 Su Bardağı Un
· 1 Paket Kabartma tozu
· 1 Çay Bardağı Sıvı Yağ
· Tuz. Biber, Kuru Nane
· Alabildiği Kadar Mısır unu

YAPILIŞI:
Soğanları ve patatesleri küp küp doğrayarak margarin ve sıvı yağda kavuruyoruz. Daha sonra yine küçük küçük doğradığımız sucukları ve baharatları ilave edip 3 dk daha pişirip harcımız soğumaya bırakıyoruz.
2 Yumurta ve yoğurdu beraberce çırpıp içine 1 bardak unu ilave ediyoruz, ardından soğuyan harcı koyup kek kıvama gelene kadar mısır ununu ve kabartma tozumuzu ilave edip 175 derecede 60 dk pişiriyoruz. AFİYET OLSUUUN…

BULGUR PİLAVI

Babamın tayini Urfa’dan Kayseri’ye çıkmıştı.Babam ilişiğini kesip gelene kadar dayım Kayseri’de bizimle kalmaya gelmişti. Dayımın en büyük zevki tek ve bir tanecik kardeşimle uğraşmaktı.
Onu çok seviyor, her şeyi ile ilgileniyordu. Ayrıca zayıf noktalarını bulup kızdırmaktan acaip zevk alıyor, gülmekten ölüyordu. Deniz ise her yemeği asla itiraz etmeden yemesine rağmen, bulgur pilavından inanılmaz nefret ediyordu… Dayım; Deniz’in okuldan gelme vaktini pencerede bekler, görür görmez “Denizzzzzz koş annen bulgur pilavı yaptı” diye bağırırdı. Garibimde her defasında inanır bas bas bağrınarak "anne ya yine mi ya" diye sokaktan eve ağlayarak gelirdi. Evde pilav olmadığını görünce rahatlar, ağlamayı keserdi…
Şimdi O, kendi oğlunu kızdırıyor onunla uğraşıyor. Hanımı bulgur pilavı yapıyor ve beyimiz hapur hupur yiyor.
Tabii canım, çocuk bulgur pilavının faydalarını öğrendi büyüdükçe…
Deniz’in şerefine yaptım bu bulgur pilavını buyrun umarım sizde beğenirisiniz…

MALZEMELER:
· Bulgur 1 bardak (e doğal olarak )
· 1 Domates
· 2 Adet Yeşil Biber
· 1 Adet Kuru Soğan
· 2 Kaşık Sıvı Yağ
· 1 Adet Tavuk Bulyon
· 3 Adet Tavuk But (Haşlanmış Didilmiş)
· Tuz ve İstenilen Baharatlar
YAPILIŞI:
1 Adet soğan ve biberler doğranarak yağda kavrulur. İçine kabuklarını soyup küp küp doğradığımız domatesleri ilave ederiz.
Daha sonra 1 kaşık salçayı ilave edip biraz kavurduktan sonra bulgurumuzu ilave ederiz. Bir müddet karıştırıp üzerini geçecek kadar su ilave ederiz. Suyunu çekene kadar hafif ateşte pişiririz. Pişince Didilmiş tavuklarımızı ilave edip karıştırırız afiyetle yeriz. AFİYET OLSUUUUUUUUUN



FINDIKLI TARTOLETLER


Ben yemek yapmayı ne zaman öğrendim hiç anlamamıştım. Bir gün bir yerde türlü yapmam gerekti , daha önce hiç yapmadığım halde başına geçtim sanki programlanmışım gibi tıkır tıkır yaptım.
Uzunca bir süre bu şekilde yaptıktan sonra düşünmeye başladım ben bunları nasıl yapabiliyorum diye. Uzaylılar? Yok değil hiç karşılaşmadım , İlk yaşam ? yok ben daha önce yaşamadım bu da olmadı, uyurken beynime işlendi? Mümkün değil ben uyurken kendimi kaybediyorum yemek yapmayı nasıl kaydederim, kitaplardan ? yok bu konuda hiç kitap okumadım…
Tam bunları düşünürken içeriden seslendi annem “ Esraaaaaaaaaa gel de salçayı ver “ dinkkkkkkkk jeton düştü bende. Annem, annem öğretmişti. Nasıl mı?
Her yemek yapışında,ben muhakkak ağzı bir karış tv izlerken seslenirdi “Esraaaaaaaaa salçayı ver bana” bir giderdim salça yanında “anne burada ya beni niye çağırıyorsun” kapağını açar uzatırdım ama bende nasıl sinir nasıl sinir. Koşarak tv’min başına ama mümkün mü annemden kurtulmak” Esraaaaaaaaaaa tuzu ver” aaaaaaa tuz da yanında anne, olsun sen ver. Sırayla biberi ver, kaynamış suyu ver, soğanı ver derken ben yemeğin bütün aşamasında yanında olurdum. Ama her yemek teranesinden sonra ben ağlama krizine girerdim bunu beni gıcık etmek için yaptığını düşünürdüm
Bu hep böyle sürdü ben o arada tüm yemekleri yapmayı öğrenmişim… Bana hep “yaparsın bana öğrenirsin kendine” derdi. Sordum “anne özelliklemi yaptın” diye… Öyleymiş Anneannemde ona öyle öğretmiş… Mutfak kahramanım bana çaktırmadan bütün yemekleri öğretmiş..
Ne diyeyim ellerine ve yüreğine sağlık annecim
Artık Mutfakta korkmadan deneyebiliyorum her şeyi ve elimde çok çabuktur bazen ben bile kendime hayret ediyorum.
Fındıklı Tartoleti gördüm Oktay Ustanın yemek programında hemen kalktım ve denedim ben beğendim tadı çok güzeldi. Ama bir daha ki sefere daha ince yapmam gerektiğini anladım… Denemeniz şiddetle tavsiye olunur.
Buyurun tarif;

MALZEMELER:
· 150 Gr Margarin
· 2 Adet Yumurta
· 1 Su Bardağı Pudra Şekeri (Ben 2/3 Kullandım)
· 1 Paket Vanilya ve Kabartma Tozu
· 2 Adet Yumurta (Birinin beyazını ayrılacak)
· 1 Kase İnce Çekilmiş Fındık
· 1 Su Bardağı Toz Şeker (ben Yarım bardak kullandım)
· Alabildiği Kadar Un
YAPILIŞI:
Margarin ,pudra şekeri, yumurtalar, vanilya ve kabartma tozu ve aldığı kadar unumuz yoğrularak kulak memesi kıvamında tart hamurumuz hazır edilir.
Ayırdığımız yumurta beyazı şeker ve ince çekilmiş fındıklar ayrı bir yerde karıştırılır.
Hamurdan parçalar kopararak tartolet kalıplarımıza yerleştiriyoruz. Ardından fındık karışımından hepsinin üzerlerine paylaştırıyoruz. Fırında 200 50-60 dk pişiriyoruz. AFİYET OLSUUUUUUUUUUN

İÇLİ KÖFTE


Sabah uyandım ve elektrikler kesikti. Oyalandım, sobayla uğraştım, anneme sataştım, kediş eve geldi onun karnını doyurdum yok vakit geçmiyor… Kahvaltıyı hazırladım ama olmazki ben TV siz kahvaltı edemem ki ne zormuş yaaa…
Küçüktüm tv saat 18.00’de açılırdı 5 dk kala saniyeleri saymaya başlardım… O ilk açıldığı andaki haberleri izlemek bile ne zevkliymiş… Heidi’nin, annesini arayan küçük Mark’in başlamasını beklemek bile ayrı zevkti. Vikinglerde Viki’nin yeni fikirlerini heyecanla beklemek… Heidi’nin dedesinin yaşadığı dağların aynısından annanneminde olduğunu bilmek(bunu daha sonra anlatırırm)…Şeker kız Candy’nin tekerlemelerini arkadaşlarımla tekrarlamak ve ona hep kötülüğü dokuna Lisa’ya sinir olmak Annesini arayan zavallı Mark’ın haline bakıp annemin olduğuna şükretmek… Adile teyzenin masallarını dinledikten sonra annemin Esraaaaaa uyu bakalım diye seslenmesi ve içinden “Allahım ya bir gün olsa unutsa uyuma vaktimin geldiğini” diye düşünüp her gece istisnasız ağlayarak uyumaya gitmem.
Hafta sonlarını iple çekerdim çünkü o günlerde hem tv erken açılıyordu. Hem de ben daha uzun süre seyredebilirdim. Atlantisden gelen adamın özüne dönme çabaları, 21. yüzyılda kahramanın dünyaya dönme çabaları Tatlı cadıda Samanta’nın burun hareketlerini taklit etme çalışmaları… bu dizileri heyecanla beklerdim…
Tam o günlerde Almanya da çalışan ev sahibimiz renkli tv almıştı. Zihnimde bile canlandıramıyordum. Renkli tv’yi ekranın çizgi çizgi renkelerden oluşmuş olduğunu düşünüyordum. Heyecanla evlerine gittim şok renkli tv gerçek hayattaki renklerin tv ye yansıması imiş çok sevmiştim çokkkkkkkk.
Annemi yolculadıktan sonra dün beraber yaptığımız içli köftelerden yaptım birkaç tane. Oturdum kanepeye aldım elime kumandayı ohhhhhhhhh ceryanlar gelmişti Açtım tv yi ama yok hiçbir şey yoktu… Eskinin tadı tuzu yok yaaaaa sadece laf kalabalığı o kadar…
İçli köfte demişken işte içli köfte tarifi ben yedim ohhhhhhh (thesuuur canımcım bu içli köfte sana gelsiiiiiiiiin) Dumanı bile üstünde he he he
MALZEMELER:
· 1 Kg Kıyma
· 1 Kg Soğan
· 1 Kg ince Köftelik Bulgur
· Yarım Demet Maydanoz
· Kimyon,Tuz, Karabiber, Pulbiber,
· 2 Kaşık Biber ve 1 Kaşık Domates Salçası
· 1 Yumurta
· 2-3 Kaşık Un
· 2 Kaşık Yağ

MALZEMELER:
Soğanları ince kıyıyoruz biraz kavurduktan sonra kıymayı koyuyoruz içine Piştikten sonra 1 er kaşık salça, baharatlar ve maydanozu koyup kavuruyoruz.
Donması için iç harcımızı dolapta bekletiyoruz
Diğer yanda bulgurumuzu su ile ıslatıyoruz dinlenmeye bırakıyoruz… Kabaran bulguru un ile havalandıra havalandıra karıştırıyoruz.İçine yumurtayı, bir miktar kimyonu, 1 Kaşık biber salçasını, Toz biberi koyarak bulgurumuzu birbirini tutana kadar yoğuruyoruz. Yumurta büyüklüğünde parçalar alıyoruz incelterek içini oyar gibi hazırlıyoruz kıymalı harcımızdan koyarak kapatıyoruz. Hepsini bitirdikten sonra haşlanmış olarak ya da arzuya göre kızartarak afiyetle yiyoruz… AFİYET OLSUUUUUUUUUUN



KIYMALI MAKARNA


Bir önceki anlattıklarımdan sonra makarna resmi kondurayım dedim )))) herhalde sevmeyen yoktur…
6 Yıl önce üç ev arkadaşı ben, Feray ve Rita inanılmaz bir ekonomik krize girmiştik inanın eve ekmek alacak paramız yoktu(zaten ekmek almıyorduk da neyse) Her alışverişte üçer-beşer aldığımız ve (allahtan) birikmiş makarnaları kahvaltı dışında her öğünde yiyorduk çok komikti herkes bizim makarnadan çatlayacağımızı düşünüyordu. Kilodan öleceksiniz diyordu…Ama ben canlı şahidiyim 2 ay aralıksız makarna yeme dönemimiz sonunda değil kilo almak hatta 1-2 kilo vermiştik bile makarna şişmanlatmıyor arkadaşlar… Çekinmeyin bol bol yiyiniz

MALZEMELER
2 Orta Boy Soğan
300 Gr Kıyma
3 Adet Yeşil Biber
2 Kaşık Salça
Toz biber,kekik, tuz
Yarım Demet Maydanoz
1 Paket Makarna
2 Kaşık Sıvı Yağ
YAPILIŞI:
Soğanı ve biberi çok ince hatta varsa rondoda kıyarız. Kapaklı bir tava içinde kıyma ile pişmeye bırakırız İyice piştikten sonra salçasını ve baharatlarını koyarız. Harcımızın altını kapattıktan sonra kıydığımız maydanozları ilave ederiz.
Öte yandan makarnamızı 12 dk haşlayıp soğuk sudan geçiriyoruz
İsterseniz makarnanın üstüne kıymalı harcımızdan alabilirisiniz isterseniz benim gibi hepsini karıştırabilirsiniz mmmmmmmmm çok lezzetli oldu… AFİYET OLSUUUUUUUN

KARNIYARIK

Üniversitedeyiz sınıfımda Malatyalı bir arkadaşım vardı İsmail diye. Şöyle bıyıklı tam doğu erkeği her zaman sırtınız yaslayabileceğiniz bir dost. Ben zaten bu yüzden ona “Babo” diye seslenirdim …
Bir gün ben yine her zamanki gibi toplamışım başıma 3-5 kişi ya muzur bir fıkra anlatıyorum herkes yerlerde ya da kesin yurtta bir şey yapmışım onu anlatıyorum… Babo yanıma geldi “ çavuş ev tuttum n’olur akşama gel bana bir güzel ev yemeği yap aylardır yemek yüzü görmedim dedi” peki dedim atladım
Ne de olsa bizde uzun zamandır ev yemeği yemiyoruz bizler içinde müthiş bir fırsat. Odamdaki arkadaşları aldım İsmail’in evine gittik mutfağı emrimize amade etti. O da neydi mutfakta yok yok ne istesek babo koşuyor alıp geliyor… Bizlerde o kadar müthiş bir istekle dalmışız yemek yapmaya yağlar patatesler domatesler biberler havada uçuşuyor.
Çok matah bir şey yapıyoruz ya mutfağa sokmuyoruz garibimi. Oda heyecanla bekliyor. En sonunda bitti sofra hazırlandı yemekler ortaya getirildi. Tatatanamm Patates kızartması ve makarna İsmail’in surat ifadesini unutamıyorum “ya çavuş ya ben zaten hergün bunları yiyordum yurtta, yapa yapa bunu mu yaptınız” dedi. Yüzümdeki gülümseme kayboldu. Tabi ya bizde hergün bunları yiyorduk. O kadar haşır neşir olmuşuz ki patates ve makarnadan başka bir yemek gelmiyordu aklımıza
İsmail’in gönlünü daha sonra karnı yarık yaparak almıştık çok mutlu olmuştu ve afiyetle yemişti. Bu yemeği yayınlarken aklıma geldi bu hikaye. Arkadaşım şimdi nerdedir nasıldır bilmem ama ben onu her zaman çok güzel hatırlıyorum…
Yalnızzzzzzzzzz her şeye rağmen patates kızartması ve makarna sizi seviyorum.
İşte karnıyarık tabii ben yinede kızarmış patatesi içine karıştırmayı unutmadım )))))))))))

MALZEMELER
5 Patlıcan
4 Patates
2 Orta Boy Soğan
200 Gr Kıyma
3 Adet Yeşil Biber
2 Kaşık Salça
Toz biber,kekik, tuz
Yarım Demet Maydanoz
Kızartmak için Yağ
8 Adet Kaşar Dilimi

YAPILIŞI:
Soğanı ve biberi çok ince hatta varsa rondoda kıyarız. Kapaklı bir tava içinde kıyma ile pişmeye bırakırız İyice piştikten sonra salçasını ve baharatlarını koyarız. Harcımızın altını kapattıktan sonra kıydığımız maydanozları ilave ederiz.
Ardından alaca soyduğumuz patlıcanları ortasını yararak , patatesleri de ortadan 2’ye böldükten sonra içini oyarak kızartırız. Harcımızı kızarmış parlıcan ve patateslerin içine doldururuz. Patateslerin üzerine kaşar peynir ekleriz. Fırında 15 dk kadar piştikten sonra afiyetle yeriiiiiiiiiiiiiz. AFİYET OLSUUUUUUUUN

KURU MEYVELİ MUFFİN


Ne yoğunluk bu günlerde böyle... Karneler dolayısıyla başımı kaşıyacak vaktim olmadı derken... Eve geldim annemleri görmeye burada da annem haftalardır beni bekliyormuş çarşı pazar işelrini halletmeye dolaş babam dolaş ayaklarıma kara sular indi...
Eve geldim mimlenme oyunu tüm sayfalarda uçanı kaçanı mimliyoruz çok hoştu dünden beri sizleri okuyorum ve çok mutlu oluyorum sanki bunca zamandır ilk defa tanışmışız gibi oldu çok hoş oldu bu oyun bir çoğunuzu yakından tanıma fırsatım oldu...
bu tarifi yazayım yine dalacağım sayfalara çünkü okumadığım daha çok insan var...
Gezmeye çıkıyorum demleyin çayları ,hazırlayın yiyintileri... ben geliyorummmmmmmmmm

MALZEMELER:

3 Yumurta
1 Su Bardağı Toz Şeker
1 Su Bardağı Süt
¾ Su Bardağı Sıvı Yağ
Portakal Kabuğu Rendesi(isterseniz)
2 Çay Kaşığı Traçın
Kuru kayısı ve Üzüm (miktarı siz belirleyin)
Vanilya, Kabartma Tozu
Aldığı Kadar Un
Küçük top kek kalıpları
1 Çay Bardağı Ceviz İçi
YAPILIŞI:
Önce şekerve yumurtayı çırpıyoruz, sonra yağ,süt, tarçını karıştırıp un ,kabartma tozu, portakal kabuğu rendesi, vaniyayı ekleyip kek kıvamına getiriyoruz 12 kalıba koyduktan sonra çok arttı malzeme fazla geldi ben de kalanı kalıba boşalttım
Çok lezzetliydi arkadaşlar son zamanlarda yaptığım en güzel kekdi yaaaaaa

TAVUK KÖFTE VE PAPATES PÜRE


Yarın karne günü… hepsi etrafımda “doldu mu karneler zayıf var mı? “Soruları. Benden cevap“ yavrum sen bilmiyor musun zayıfın olup olmadığını?”

Hepsinde ayrı bir heyecan (zayıfı olanlarda korku ve hüzün ağırlıklı notları güzel olanlarda kıpır kıpır sevinçler) .
Hele 1. sınıfların mutluluları onların ilk karneleri…
Yarın hepsi karnelerini kapıp göstermeye çalışacaklar bana ben de o güzel karneleri görünce ; ooooooooooo, aman allahım,ne güzel notlar bunlar ,aferin taktir almışsın, teşekkür almışsın, çığlıklarıyla inceleyeceğim (gerçekten çığlıklarla çünkü büyük tepkilere ,müthiş mutlu oluyorlar). Halbuki notlarını ben doldurdum , karnelerini ben yazdırdım, programdan taktir, teşekkür alanların isimlerini çıkarıp ben tespit ettim… bunu bile bile geliyorlar. Onlar için çok önemli gösterilen tepkiler, güzel sözler bunun için tam bir dönem çalışıyorlar ve hiçbir hediye ağızdan dökülen gurur sözcükleri ile mukayese edilemez çocuklar için, etmemelide en önemlisi budur…

Sonra gözlerim takılacak mahzun mahzun bir kenarda oturan çocuklara çığlıklarla sevinçle karnesini inceleyen ve bizlerinde onlara katılmasıyla artan coşkunun içinde olmak isteyen çocuklara, getirin bakalım karnelerinizi diyeceğim onlara da sıkıla sıkıla tutuşturacaklar karnelerini ellerime ben söyle bir bakıp “hıııııııımmmmmmmm olmamış ama olacak, sana inanıyorum sen bunların hepsini düzeltip canavar gibi olacaksın canavarım benim” diyeceğim o kırıklık yok olacak içlerinde ve müthiş ümit ve heyecanla “ ben de yapacağım ben de alacağım” diyerek gidecek bir sürü sözler verecekler… Gerçekten bir çoğu bir azmi gösteriyor gösteremeyeninde canı sağ olsun oda benim yavrum…
Bu manzara hiç değişmiyor arkadaşlar o kadar mutluluk verici bir şey ki aslında o gürültüye o kadar alışmışız ki 2 hafta geçmiyor çocuklarsız.
Kırıkları bile olsa onlar sizin kıymetlileriniz… Mutlu edin onları yinede, daha önlerinde 4 ayları var. Düzeltirler

Urfa’dan Kayseri’ye çıkmıştı babamın tayini. Ben lise1 de idim yeni bir şehir. Ders yükü çok daha fazla uyum sağlayamadım ve 2 dersten sınıfta kaldım. Sonra sınıf tekrarı söz konusu oldu. Okul öğrenci sayımız çok fazla etme dedi, babam bu kız okumayacak otursun evde dedi… Hem okul idaresi hem babamın sözleri dünyamı karartmıştı. Ama bu sürede tam bir anne aslan gibi davranan annem ortalığı birbirine kattı. Gidecek dedi ve çok mücadele verdi… Her iki kurumuda zor bela ikna ettikten sonra ben lise1’i tekrar okudum. Ama azmimi görmeli idiniz annemin yüzünü kara çıkarmamam gerekiyordu. Hiç zayıfsız geçtim ve şu anda 11 yıldır öğretmenim. Hepsi bana sonuna kadar inanan annem sayesinde hiçbir hediye annemin inancı ile ölçülemezdi.
Aslında koca insanlarız ama hala yaptığımız her pasta börekten sonra yorumlarımızla birbirimiz ayakta tutmaya çalışıyoruz. Bu da bir çeşit manevi itekleme değil midir.? İtekleyin beni arkadaşlarrrrrrrrrrrrr…

TAVUK KÖFTESİ VE PÜRE
Lezzetli ve hoşa giden bir köfte deneyin pişmanlık yok…)))… Benim ani misafirlerimde kurtarıcı yemeğimdir.
MALZEMELER:
Köfte İçin:
· 300 gr Tavuk Göğsü
· 1/3 Paket Köfte Harcı
· Galeta Unu
· 1 Yumurta
· 4 Adet Sarımsak
· Kırmızı Toz Biber
· 1 Kaşık Sıvı Yağ
Püre İçin:
· 5 Adet Orta Boy Patates
· 2 Kaşık Tereyağı
· 1 Su Bardağı Süt
YAPILIŞI:
Tavuk göğsünü rondola çekip kıyma haline getiriyoruz. Sonra tüm köfte malzemelerini yoğurup köfte haline getiriyoruz. Yağlanmış tepsiye dizip fırına veriyoruz. 175 derecede 45 dk da pişiyor.
Püremiz için patatesleri soyup doğruyoruz, tencereye patateslerin üstünü geçecek kadar su koyup pişmeye bırakıyoruz. Suyunu çekip piştikten sonra ağır ateşte önce tereyağını koyup sonrada sütümüzü yavaş yavaş ekleyip püreyi iyice çırpıyoruz. Sütü çekince ateşten alıyoruz… AFİYET OLSUUUUUUUN

RULO BÖREK

MALZEMELER:
· 3 Yufka
· 4 Haşlanmış Patates
· 2 Yumurta
· 5 Kaşık Yoğurt
· Yarım Demet Maydanoz
· 150 Gr peynir ( Ben Beyaz ve Çömlek Peyniri Karışık Kulandım)
· ½ Çay Bardağı Yağ
· Tuz ve Kırmızı Toz Biber
YAPILIŞI:
Önce haşlanmış patates,peynir ve maydanozu tuz ve biberi karıştırıp içi hazırlıyoruz, sonra yumurta yağ ve yoğurdu karıştırıp çırpıyoruz. Ardından önce İlk yufkayı serip önce yoğurtlu harçtan sürüyoruz. Ardından patatesli harçtan koyuyoruz. Sonra ikinci yufkayı üstüne serip aynı işlemi, üçüncü yufkayı serip aynı işlemi uygulayıp kenarları içe alıp yufkayı rulo haline getiriyoruz. 1-2 Saat dolapta dinlendirip 2 cm kalınlığında keserek yağlanmış tepsiye diziyoruz. 175 derecede 45-50 dk da pişiyor… AFİYET OLSUUUUUUUUUN

ÇİKOLATALI MUFFİN

Dün blogları gezeyim dedim aaaaa bir baktım çoğu yerde kekkkkkkkkk. 40 kere deli de deli olursun eeeeeee o kadar kek gör kalkıp kek yaparsın…
Blogcuyu dolaşmanın bedeli; göz banyosu, her yerde keke rastlamanın bedeli; kalk sende yap diyen bir zihin, Çeşit çeşit kekleri görüp yapmamak için direnmenin bedeli ; sürünmek . En sonunda direnmeyip kek yapmanın mutluluğu tarif edilemeeeeeeeez

MALZEMELER:

3 Yumurta
1,5 Su Bardağı Toz Şeker
1 Su Bardağı Süt
¾ Su Bardağı Sıvı Yağ
Portakal Kabuğu Rendesi(isterseniz)
1 Çay Bardağı Damla Çikolata
3 Yemek Kaşığı Kakao
Vanilya, Kabartma Tozu
Aldığı Kadar Un
YAPILIŞI:

Aslında herkesin birldiği kek tarifi tüm malzemeyi sırasıyla karıştır. Kalıplara dök,pişir ve afiyetle yeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee...






MARMELATLI KURABİYE

Milyon yıl önce yani ben lisede iken; çocukluğumdan beri delisi ve divanesi olduğum un helvasını pişirmesi için anneme yalvardım, eeeeeee kadın bıkmış evde yemek konusunda canavar bir kız ve istekler hiç bitmiyor…
Yok dedi. Oysa ki canım anneannem her gelişinde “anneanne n’olur helva yapsana” dediğimde hemen küçük tüpün önüne oturur bana helvayı yapardı…
İkilemezdi bile
Annem beni reddettikten sonra gezmeye gitti ve ben hemen üst kattaki arkadaşımı eve çağırıp “gelsene helva yapalım “ çığlıkları attım…
İçine ne koyduğumuzu hatırlamıyorum ama helvayı pişirip tabağa koyduktan sonra bir daha o tabaktan çıkaramadım… 45 dk kadar uğraştık çıkarmak için çıkmadı… Anlayacağınız üzere yiyemedikte… (burada jaws müziği efekti var; danam danam dan dan danam geliyor anan) Annemin gelme saati yaklaştı ve biz fiyaskoyu tabaktan çıkaramıyoruz… Çözüm arkadaşımdan geldi tabağı çöpe attık… Annem hala o takımdaki 1 tabağın nerede olduğunu bilmiyor.
İlk yemek pişirme olayım fiyasko idi anlayacağınız ama bu olay beni kamçıladı… Helvayı en sonunda harika yapar hale geldim…
Geçen ayki "aralık" sofra dergisinde Marmelatlı kurabiye tarifi gördüm yapmalıyım diye düşündüm… Yaptımda tadı harika idi ama şeklinin dergideki ile alakası yoktu…
Yılmak yok bunu da başaracağım inşallah bir daha ki sefere… İşte tarif;

MALZEMELER:
· 250 Gr Oda Sıcaklığında Margarin
· 3 Çorba Kaşığı Pudra Şekeri
· 1 Adet Yumurta (sarısı içine akı yüzüne)
· 3,5 Su Bardağı Un
· 1 Paket Vanilya ve Kabartma Tozu
· 1 Su Bardağı Dövülmüş Fındık
· Çilek Marmelatı

YAPILIŞI:
Margarin , pudra şekeri, ve yumurta sarısını bir kapta mikserle iyice çırpın Ayrı bir kapta un, vanilya,ve kabartma tozunu karıştırın. Bu karışımı margarinli karışımın içine eleyin. Yoğurun. Yoğurduğunuz hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparın, her parçaya yuvarlak şekil verip ortasına parmakla bastırın…Hazırladığınız kurabiyeleri önce yumurta akına,sonra cevize batırıp yağlanmış tepsiye dizin. Önceden ısıtılmış fırında 20-25 dk pişirin. Soğuyunca ortadaki deliğe istediğinzi marmelattan koyun (ben çilek koydum)

4 Ağustos 2007 Cumartesi

PİRİNÇ YE # 18 ETKİNLİĞİ

İlk defa etkinlik yapacaktım el ayak bende birbirine dolaşmış durumda nelere neler geçti aklımdan ne tarifler en sonunda Kavurmalı pilavda ve kuru dolmada karar kıldım. Gülmeyin öyle yandan yandan kolay diye değil hiçbirisi yaaaaaa. Ben uğraştım güzel de oldu …
Etkinlik sahibemiz (http://www.wilderrose.blogspot.com/) sonia’ya teşekkürlerimiz sunuyor kolaylıklar diliyorum…
Ve İşte ETKİNLİKLERİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİM


KAVURMALI PİLAV:
MALZEMELER
· 1 Su Bardağı Pirinç
· 2 Su Bardağı Kaynamış Su
· 1 Avuç Erişte
· 400 Gr Kuşbaşı et
· Tuz, Toz Biber,
· 2 Yemek Kaşığı Sıvı Yağ
· 1 Kaşık Tereyağı
· 2 Haşlanmış Patates

YAPILIŞI:
Pirinci ayıklayıp yıkıyoruz,tencerede erişte ve şehriyeleri beraberce kavuruyoruz. Pembeleşince pirinci ekliyoruz ve bir müddet daha kavuruyoruz. Ardından 2 bardak su ve tuzunu ekleyerek kısık ateşte pişirmeye bırakıyoruz. Pilav pişince Kenarda dinlenmeye bırakıyoruz. Etimizi 1 kaşık tereyağı ve 1 kaşık sıvı yağda kavuruyoruz. Üzerine toz biber ve tuz serperek ateşten alıyoruz. Diğer yandan 2 adet patatesimiz haşlayarak kabuklarını soyup büyük parçalara bölüyoruz. Tabağın ortasına patates onun etrafına kavurmadan, sonrada pialvı koyup servis yapıyoruz… AFİYET OLSUUUUUUUUUN
KURU DOLMA:
MALZEMELER:
· 1 Su bardağı Pirinç
· 5 adet Kuru Patlıcan
· 5 adet Kuru Biber
· 300 Gr Kıyma
· 2 Soğan
· Maydanoz
· 2 Kaşık Biber Salçası
· Toz biber,Pul Biber,Tuz
· ½ Çay Bardağı Yağ

YAPILIŞI:
Pirinçleri yıkıyoruz, Maydanoz ve biberi doğruyoruz. Bu arada kuru dolmalıklarımızı kaynar su içine bastırıp yumuşamalarını sağlıyoruz. Daha sonra tüm malzemeyi karıştırıp, dolmalıklarımızın içine doldurup, tencereye diziyoruz ve kaynar su ekleyerek pişiriyoruz… AFİYET OLSUUUUUUUUUN

KÖFTE ÇELİĞİ (KAYSERİ YEMEĞİ)


İsmi bu yemeğin. Özellikle çalıştığım yerde çok sevilen ve kışları sıkça yapılan (sobanın üzerinde pişirmek için) bir yemek… Ben yapmadım ev sahibim yaptı,beraber yedik bende sizler için resimledim… belli bir ölçüsü yok herkes kendince bir ölçü kullanabilir.
MALZEMELER:
· İnce bulgur (simit)
· Aynı Oranda Biraz Daha Kalın Bulgur
· Aynı Miktarda Kıyma
· Soğan
· İstenilen Baharatlar (toz.pul biber,karabiber,nane,kekik,kimyon)
· Yumurta
· Köfte Harcı
· Az Miktarda Un
· Tuz

YAPIŞILI:
Tüm malzemeyi karıştırıp yoğuruyoruz. Bulgurlar dağılmayıp birbirini tutacak kıvama gelene kadar. Sonra isterseniz resimdeki gibi isterseniz başka şekiller vererek. İster tost makinesinde ,ister sobanın üstünde,ister tavada pişirebilirsiniz. Ya da yumurtaya bulayarak yağda da kızartılabiliyor… AFİYET OLSUUUUUN

KÖFTE KEBABI




Cuma sabahı annem aradı ve babannemin hastalandığını, bayıldığını ve
eve gelmemin iyi olacağını söylemesiyle ağlaya ağlaya eve geldim...
Neyse ki babannem hemen doktora götürülmüştü ve bişeyciği yokmuş...
Cumartesi sabah uyandım ve fettan fena üçkağıtçı Fatma ile okulun ve
kendi işlerimizi yapmak için çarşıya çıktık. Daha sonra bize Cadoloz
Handan'da katıldı... Bol kahkahalarla süslü bir gün geçirdikten sonra
eve dönmek için durağa geldiğimde arkamdan birinin "hocam" diye
seslendiğini duydum döndüm ve Özlem'i gördüm (özlem benim 1. sınıftan
beri okuttuğum ve 8. sınıfı bitirene kadar yine derslerine girdiğim
yavrularımdan biri) boynuma sarıldı çok mutlu oldum. Kayseri'de okula
gelmiş ve bir özel yurtta kalıyormuş... (bizim evin hemen yanında)
eve getirdim annemle tanıştırdım. Yemek falan yedik... Bu arada annem
sordu "Esra nasıl öğretmendi" diye... Ben hemen kafamı çeviridm Özlem
benden etkilenmesin diye hatta araya laf karıştırdım kendini zor durumda hissetmesin diye ama o soruyu cevapladı" keşke hayatıma giren bütün öğretmenlerim onun gibi olsaydı onu çok seviyorum" dedi annem hemen gururlandı ama ben özlem'in gözündeki sevgiyi görünce kendimi işte bu diye söylenirken buldumÖvülmek değil bunları yaparken almamız gereken sonuç... Gözlerindeki sevgi...O ve sekiz yıl hep yanlarında olduğum yavrularım doğum günlerim dahil hiç
bir zaman beni yalnız bırakmadılar...Özlem'in bana yakın olmasına çok sevindim ben artık onu hafta sonları geldiğimde nereye gidersem oraya götürmeyi düşünüyorum... O benim yavrumOkumaları için harcadığım çabanın boşa gitmediğini görmek çok mutluluk verici...
Umarım sonuna kadar devam eder...

Tarifi Emine BEDER’in kitabından alarak yaptım sonuç değişik ve güzeldi tavsiye edilir…
MALZEMELER:
· 400 Gr Kıyma (Yağsız)
· 4 Domates
· 1 Yumurta
· 1 Soğan
· 4-5 Dilim Bayat Ekmek İçi (Ben Galeta Unu Kullandım)
· Tuz, Karabiber,Köfte Baharatı
· 4 Biber
· 4 Çorba Kaşığı Sıvı Yağ
· Kaşar Rendesi

YAPILIŞI:
Bir kapta kıymanın içine yumurta sarısını, ufalanmış ekmek içini,tuzu ve baharatları ekleyelim. Soğanı rendeleyerek suyunu sıkıp posasını ekleyelim. Harcı iyice yoğurarak bilye iriliğinde yuvarlak köfteler hazırlayalım. Kızdırılmış yağda tavayı sallayarak köfteleri pişirelim ve tepsiye alalım.
Ayrı bir tavaya sıvı yağı koyalım, rendelenmiş ince doğranmış biberi kızartalım ardından rendelenmiş domatesi ekleyip 2-3 dk pişirelim. Fırın tepsisindeki köftelerin üzerine gezdirelim. Üzerine kaşar rendesi ekleyip 200 derece fırında kaşarlar eriyene kadar pişirelim. AFİYET OLSUUUUUUUUN…

TAVUKLU PİLAV

Bugünlerde o kadar yoğunluk var ki. Hem karnelerin yaklaşması, hem teftiş zamanının gelmesi(ve ne zaman teftişe gelineceğinin bilinmemesi) hem yıl sonunda sınava girecek öğrencilerin ders çalışmaması ve onlar çalışmıyor diye stres yapılması, hem fiş biriktirilmesi ve bu fişlerin yazılmaya çalışılması, Yönetici olunca sorumluluklar kat be kat artıyor. Hepsi gerçekten beyin meşgul eden şeyler…
Hayır kesinlikle büyük ve büyütülecek sorunlar değil hepsi halledilebilir. Şunu söylemek istiyorum hepsi kafamda kırk tilki şeklinde dolaşıp kuyruk alışverişi yaparken, blog arkadaşlarımı gezip onların sayfalarında dolaşarak tüm beyin yorgunluğumu atıyorum. Nasıl mı? normalde belki yüz yüze iken yaşanabilecek sorunlar, insanlar arası kıskançlıklar, sonu gelmez sorunlar yaşamıyoruz herkes birbiri için bir şeyler yapmaya çalışıyor.1-2 cümle ile olsa yapılan yorumlarla yüreklendirme var, paylaşımlarda sevgi var, belki de hiçbir yerde olmayan sonuna kadar birbirine sevgi hissettirme var. Olmak istediğimiz insanlar oluyoruz olmasını istediğimiz dostlar ve dostluklar buluyoruz burada. Kendimi yalnız hissettiğim zaman sizlere sığınıyorum… Dostluğuma cevap verenler ya da vermeyenler sağ olun Hepiniz iyi ki varsınız… Sizi seviyorum ve Takipçinizim…(Beynimde çok daha fazla şeyler canlandırsamda sizlere yazmak için ifade edemedim pek güzel yazamıyorum yetenek yok )

Pilav yapmıştım tavuklu onu paylaşayım dedim bugün en sevdiğim pilav çeşidi… Her gün olsa her gün yerim… Bıkmaaaaaaaaaaaam…

MALZEMELER
· 1 Su Bardağı Pirinç
· 2 Su Bardağı Kaynamış Su
· 1 Avuç Erişte
· 5 Adet Haşlanmış ve Didilmiş Tavuk Budu
· Tuz
· 2 Yemek Kaşığı Sıvı Yağ

YAPILIŞI:
Pirinci ayıklayıp yıkadım, tencerede erişte ve şehriyeleri beraberce kavurdum. Pembeleşince pirinci ekledim ve bir müddet daha kavurdum. Ardından 2 bardak su ve tuzunu ekleyerek kısık ateşte pişirmeye bıraktım. Pilav pişince içine didilen tavuk etlerini ilave edip karıştırdım. (sonra ilave edince daha lezzetli oluyor) AFİYET OLSUUUUUUUUN…

BASİT KUMPİR


MALZEMELER:
· 2 Patates
· 1 Çay Bardağı Bezelye
· 1 Kaşık Salça
· 1 Çay Bardağı Kaşar
· 10 Dilim Salam
· 10 Adet Yeşil Zeytin
· Tuz ve İstenilen Baharatlar
· Mayonez ve ketçap

YAPILIŞI:
Haşlanmış patates, salça,kaşar, tuz ve baharatlar karıştırılır. Yıkanıp süzülen bezelye de karışıma ilave edilir. Karışım ortası açık duracak şekilde tabağa alınır ortasına uzun ve ince dilimlenmiş salam ve ,yine dilimlenmiş yeşil zeytinle doldurulur. En üste mayonez ve ketçap eklenir. AFİYET OLSUUUUN…